Sifnos: Keşfettikçe Güzelleşen Bir Yunan Adası

Sifnos: Keşfettikçe Güzelleşen Bir Yunan Adası
Patmosta yaşayan Yunan arkadaşlarıma en sevdikleri Kiklad adalarını sorduğumda cevapları hep Sifnos, Antiparos ve Folegandros oldu ve Patmos’u seviyorsan, Sifnos’a da bayılırsın dediler.
Yıllar önce bir tekne turunda uğradığım ama çok kısa zaman geçirebildiğim Sifnos hep aklımın bir köşesinde kalmıştı. Bu kez amacım sadece birkaç plaj görmek ya da iyi restoranlar keşfetmek değildi. On gün boyunca adalı gibi yaşamak, arabaya atlayıp her gün adanın başka bir köşesine gitmek, küçük köylerinde kaybolmak, seramik atölyelerini gezmek ve Sifnos’un neden bu kadar çok sevildiğini kendi gözlerimle keşfetmek istiyordum.
Şimdi feribotta dönüş yolundayım ve seyahat notlarımı yazıyorum... Sifnosu çok sevdim:)



Kiklad Adaları’nın batısında yer alan Sifnos, yüzyıllardır seramik ustaları, iyi yemekleri ve sakin yaşamıyla tanınıyor. Bir zamanlar ateşe dayanıklı kırmızı kili sayesinde tüm Akdeniz’e pişirme kapları gönderen ada, bugün ise aynı özeni mutfağında, mimarisinde ve günlük yaşamında yaşatmaya devam ediyor. Gösterişten uzak, zarif ve zamansız…
Sifnos'a Nasıl Gidilir?
Sifnos’a ulaşmanın en pratik yolu Atina üzerinden gitmek. Benim tavsiyem, Atina Havalimanı’na iner inmez aracınızı kiralamanız. Böylece valizlerinizi bir kez arabaya yerleştiriyorsunuz ve tatilin geri kalanında onlarla uğraşmak zorunda kalmıyorsunuz.
Havalimanından yaklaşık 40–45 dakikalık bir yolculukla feribotların kalktığı Lavrio Limanı’na ulaşılıyor. Buradan arabalı feribota binerek yaklaşık 2,5–3 saatlik keyifli bir deniz yolculuğunun ardından Sifnos’a varıyorsunuz.
Adada araba neredeyse olmazsa olmaz. Sifnos’un güzelliği tek bir köyde ya da tek bir plajda değil; kuzeyinden güneyine, küçük balıkçı köylerinden gizli koylarına kadar her köşesinde saklı. Kendi aracınız olduğunda günün istediğiniz saatinde yola çıkabilir, adayı tamamen kendi temponuzda keşfedebilirsiniz.
Üstelik dönüşte de aynı kolaylık devam ediyor. Feribottan indikten sonra arabayla doğrudan havalimanına geçebiliyorsunuz; valiz taşıma, taksi bekleme ya da ikinci bir ulaşım planı yapma derdi olmuyor.



Nerede Kalınır?
Sifnos’ta nerede kalacağınızı seçmeyi belirleyen şey: tamamen nasıl bir tatil hayal ettiğinize bağlı.
Ada küçük olsa da köylerin her biri bambaşka bir karaktere sahip.
- Apollonia, restoranları, barları ve toplu taşıma bağlantılarıyla en pratik seçenek.
- Hemen kuzeyindeki Artemonas, daha sakin, daha zarif ve daha otantik bir atmosfer sunuyor.
- Deniz kıyısında ise Platis Gialos, sahil otelleri ve restoran seçenekleriyle öne çıkıyor.
- Faros ve Vathi daha küçük, huzurlu ve yavaş akan bir ada yaşamı sunarken; adanın kuzey ucundaki Cheronissos, gerçekten izole bir deneyim arayanlara hitap ediyor.
- Feribot limanı Kamares, arabasız seyahat edenler için en kolay seçenek olsa da bizim ilk tercihimiz olmazdı.
- Öte yandan Kastro, tarihi atmosferi, taş sokakları ve gastronomi odaklı seyahat sevenler için büyüleyici bir seçenek. Pratik açıdan bazı fedakârlıklar gerektirse de, adanın en etkileyici köylerinden



Belki her gün farklı bir plaj ve restoran keşfetmek istiyorsunuz. Belki de amacınız sadece deniz kenarında uyanıp birkaç gün boyunca aynı koyun tadını çıkarmak. Ya da henüz nasıl bir tatil istediğinize karar vermediniz; sadece doğru üssü seçip gerisini adanın akışına bırakmak istiyorsunuz.
Bu rehber tam da bunun için hazırladım.
Aşağıda Sifnos’ta konaklamak için en iyi bölgeleri, hangi seyahat tarzına uygun olduklarını ve her bölge için en sevdiğim otel, ve ev önerilerimi bulabilirsiniz. Umarım size en uygun yeri bulmanıza yardımcı olur.
Apollonia
Sifnos’ta ilk kez kalacaksanız ve adayı keşfetmek istiyorsanız, bence en doğru adres Apollonia.
Adanın kalbi sayılan bu küçük kasaba; restoranları, barları, butik dükkânları ve merkezi konumuyla Sifnos’u keşfetmek için en pratik yer. Akşam olduğunda ise trafiğe kapalı ana caddesi To Steno, adanın en hareketli buluşma noktasına dönüşüyor.
Apollonia aynı zamanda Sifnos’un otobüs ağına da ev sahipliği yapıyor. Kamares, Faros, Platis Gialos, Chrysopigi, Vathi ve Kastro gibi adanın neredeyse tüm köylerine buradan aktarmasız ulaşabiliyorsunuz. Araba kiralamayı düşünmeyenler için büyük bir avantaj.
Elbette küçük bir dezavantajı da var: Denize sıfır değil. Eğer sabah uyanır uyanmaz denize yürümek sizin için tatilin vazgeçilmeziyse, Faros ya da Platis Gialos gibi sahil köyleri size daha uygun olabilir. Ayrıca yaz aylarında özellikle hafta sonları oldukça hareketli oluyor.
Kimler için ideal?
- Araba kiralamadan adayı keşfetmek
- Restoran ve barlara yürüyerek ulaşmayı
- Her gün farklı bir plaj ve köy görmek isteyen
- Hareketli akşamları seven çiftler.
Benim otel önerilerim;
Stamna - Apollonia’nın hemen dışında, zeytin ağaçlarının arasında saklanan adanın en yeni ve en şık butik otellerinden biri. Sadece 20 odası var. Havuzu, yoga platformu ve kendi bahçesinden gelen ürünlerle hazırlanan restoranı sayesinde oldukça sakin bir atmosfer sunuyor. Merkezi konumundan vazgeçmeden huzurlu bir konaklama isteyenler için ilk tercihlerimden biri.
Gerofinikas Boutique Hotel - Kato Petali yamacında yer alan bu butik otel, özellikle manzarasıyla öne çıkıyor. Havuzundan Kastro ve Ege Denizi’ni izlemek gerçekten çok keyifli. Apollonia’nın kalabalığından biraz uzak olduğu için burada araba olması büyük avantaj sağlıyor.
Romantik bir tatil planlayan çiftlere özellikle tavsiye ederim.
Ev kiralamayı tercih edenler için;
Deux Siècles Historic Home - Kalabalık arkadaş grupları veya aileler için Apollonia’nın en güzel evlerinden biri. İki yüzyıllık tarihi bir yapı olmasına rağmen modern Kiklad tarzında yenilenmiş. En güzel kısmı ise gün batımı izleyebileceğiniz muhteşem çatı terası.
Eco-Luxe Retreat - Ano Petali’de yer alan bu tasarım evi, adanın en güzel manzaralarından birine sahip. Apollonia’ya yürüyebilecek kadar yakın ama tamamen sessiz ve huzurlu bir konumda. Geniş terasları, doğal malzemeleri ve sürdürülebilir mimarisiyle özel bir deneyim sunuyor.
Kallisti Boutique Apartment - Yeni yenilenmiş, sade ve şık bir daire. Sessiz bir köy atmosferi arayan ama merkeze de yakın olmak isteyen çiftler için güzel bir seçenek.
Nireas Stone House - Tek yatak odalı geleneksel taş bir Sifnos evi. Beyaz badanalı duvarları, yüksek tavanları ve harika çatı terasıyla adanın ruhunu hissettiren en keyifli evlerden biri.
HH05 Sunset House - Apollonia merkezine sadece birkaç dakika uzaklıkta. Üç farklı verandası ve gün batımı manzarasıyla özellikle açık havada vakit geçirmeyi seven aileler veya iki çift için çok güzel bir alternatif.
Artemonas
Daha otantik köy atmosferi ve sakin akşamlar için en iyi seçim.
Sifnos’ta beni en çok şaşırtan yerlerden biri Artemonas oldu. Açıkçası Apollonia’yı çok sevmeme rağmen, adadan ayrılırken kalbimi bıraktığım köy burasıydı.
Apollonia’nın hemen kuzeyinde yer alıyor ve iki köy neredeyse birleşmiş durumda. Hatta yürüyerek birkaç dakikada birinden diğerine geçebiliyorsunuz. Ama atmosferleri tamamen farklı.
Artemonas çok daha zarif, daha sakin ve daha yerel bir his veriyor. Dar taş sokakları boyunca neoklasik konaklar, begonvillerle çevrili avlular, küçük kiliseler ve bakımlı bahçeler uzanıyor. Bana göre Sifnos’un en güzel yürüyüşleri de burada. Sokaklarında amaçsızca dolaşmak bile başlı başına bir aktivite.
Adanın en iyi fırınlarından, şık kafelerinden ve seramik atölyelerinden bazıları da burada bulunuyor. Restoranlar ise Apollonia’daki gibi tek bir cadde üzerinde değil; köyün farklı köşelerine dağılmış durumda. Bu yüzden akşamları çok daha sakin ve yerel bir atmosfer hissediyorsunuz.
Konum olarak da oldukça avantajlı. Apollonia’ya yürüyerek ulaşabilir, isterseniz otobüsle adanın diğer köylerine kolayca geçebilirsiniz.
Tek dezavantajı ise yine denize sıfır olmaması. Ayrıca Artemonas geniş bir yerleşim olduğu için rezervasyon yaparken otelin gerçekten köy merkezine yakın olup olmadığını kontrol etmekte fayda var.
Kimler için ideal?
- Merkezi konumdan vazgeçmeden daha sakin bir atmosfer
- Geleneksel Kiklad mimarisini ve yerel yaşamı deneyimlemek isteyenler.
- Akşamları yürüyerek güzel restoranlara gitmeyi
- Kalabalık yerine huzurlu bir köy atmosferini tercih
Benim otel önerim;
Verina Astra - Sifnos’ta kendinizi şımartmak istiyorsanız ilk önereceğim otellerden biri. Taş süitleri Ege’ye bakan yamaca yayılmış durumda; bazılarının özel havuzu bile var. Sonsuzluk havuzu, Bostani restoranı ve sakin atmosferiyle sadece konaklamak için değil, gününüzü otelde geçirmek isteyeceğiniz kadar güzel bir yer. Bence adanın en özel otellerinden biri.
Ev kiralamayı tercih edenler için;
Blue Calm Luxury Villa - Modern mimariyi sevenler için harika bir seçenek. İki yatak odalı, geniş teraslı, deniz ve dağ manzaralı bu villa köy merkezinin biraz dışında yer alıyor. Geleneksel köy atmosferinden çok mahremiyet, konfor ve manzara arayanlara hitap ediyor.
Aegean View - Yeni yapılmış tek yatak odalı, oldukça şık bir ev. Büyük pencereleri sayesinde Kiklad manzarasını evin içinden bile izleyebiliyorsunuz. Sessiz bir konumda olmasına rağmen Artemonas merkezine sadece birkaç dakikalık yürüyüş mesafesinde. Özellikle çiftler için çok keyifli bir alternatif.
Platis Gialos
Uzun kumsalı ve konforlu sahil otelleriyle klasik yaz tatili için en iyi seçim. Eğer tatil anlayışınız sabah odanızdan çıkıp birkaç adım sonra denize ulaşmak, günü plajda geçirmek ve akşam deniz kenarında uzun bir yemek yemekse, Platis Gialos tam size göre.
Sifnos’un en uzun kum plajına ev sahipliği yapan bu sahil köyü, aynı zamanda adanın en geniş otel seçeneğini sunuyor. Şezlonglu beach club’lar, sahil tavernaları ve gün batımında yürüyüş yapabileceğiniz uzun sahil şeridiyle tam anlamıyla klasik bir Yunan yazı yaşatıyor.
Denizi sığ ve oldukça sakin olduğu için özellikle çocuklu ailelerin de en çok tercih ettiği bölgelerden biri. Buna rağmen hiçbir zaman büyük resort destinasyonları kadar kalabalık hissettirmiyor; hâlâ Sifnos’un o sade ve huzurlu atmosferini koruyor.
Merkez köylere göre daha çok deniz odaklı bir tatil sunuyor. Akşamları birkaç güzel restoran ve bar dışında hareket beklememek gerekiyor.
Kimler için ideal?
- Sabah denize yürüyerek ulaşmak
- Çocuklu
- Gününün büyük kısmını plajda geçirmek
- Konforlu butik otelleri tercih
- Deniz tatiline öncelik veren çiftler.
Benim otel önerilerim;
Verina Terra - Platis Gialos’taki favori otellerimden biri. Zeytin ağaçları arasında yer alan butik otel, plaja sadece birkaç dakikalık yürüyüş mesafesinde. Sakin atmosferi, güzel havuzu ve doğal tonlarda dekore edilmiş odalarıyla hem çiftler hem de çocuklu aileler için harika bir seçim.
Enalion Suites - Denize sıfır konumuyla Platis Gialos’un en keyifli adreslerinden biri. Sabah kahvenizi kendi terasınızda içerken önünüzde sadece deniz oluyor. Az sayıda odası sayesinde oldukça butik ve huzurlu bir atmosfere sahip. Özellikle romantik bir tatil planlayan çiftlere gönül rahatlığıyla önerebilirim.
Ev kiralamayı tercih edenler için;
La Mer - Platis Gialos’ta hayal edilen sahil evi tam olarak böyle bir yer. Kumun üzerine kurulmuş, modern ve ferah tasarımıyla gün boyu deniz, teras ve gün batımı arasında yaşamak isteyenler için mükemmel.
Kalabalık aileler veya arkadaş grupları için adanın en güzel evlerinden biri.
Turquoise Apartments - Denize sadece birkaç adım uzaklıkta yer alan, sade ama çok şık daireler. Beyaz badanalı odaları ve küçük verandalarıyla özellikle çiftler için fiyat-performans açısından başarılı bir seçenek.
Fos 5 - Plajın hemen üzerinde, manzaraya hâkim modern bir ev. Özel havuzu ve geniş terası sayesinde hem Platis Gialos’a yakın olmak hem de daha sakin bir ortamda kalmak isteyenlere hitap ediyor.
Villa Olivia Clara - Kalabalık aileler veya arkadaş grupları için lüks bir villa. Özel havuzu, Akdeniz bahçesi, geniş taş terası ve Ege manzarasıyla tatilin önemli bir bölümünü evde geçirmek isteyeceğiniz türden bir konaklama.
Misty Villa - Dört yatak odalı, geniş yaşam alanlarına sahip bir diğer harika villa seçeneği. Özellikle birkaç aile veya arkadaş grubuyla seyahat edenler için oldukça keyifli bir alternatif.
Faros
Sessiz koyları, yürüyüş rotaları ve otantik ada atmosferi için en iyi seçim.
Faros, Sifnos’ta en sevdiğim sahil köylerinden biri. Büyük resort oteller yerine küçük butik otellerin, balıkçı teknelerinin ve sakin koyların öne çıktığı, adanın en huzurlu köşelerinden biri.
Aslında Faros tek bir plajdan oluşmuyor. Birbirine yürüyerek ulaşabileceğiniz Faros, Glyfo ve Fassolou olmak üzere üç farklı koy var. Sabah birinde denize girip öğleden sonra diğerine yürümek burada tatilin en keyifli rutinlerinden biri oluyor.
Faros’un benim için en büyük artılarından biri ise yürüyüş rotaları. Glyfo Plajı’ndan başlayıp Apokofto üzerinden Chrysopigi Manastırı’na uzanan taş döşeli patika, adanın en güzel ve en kolay yürüyüşlerinden biri. Yol boyunca sürekli deniz manzarası size eşlik ediyor; özellikle gün batımına doğru yürürseniz manzara gerçekten unutulmaz.
Akşamları ise hayat oldukça sakin. Birkaç çok iyi balık restoranı dışında hareket beklememek gerekiyor. Eğer aradığınız şey sessizlik, deniz ve yavaş akan bir ada hayatıysa Faros sizi fazlasıyla mutlu edecektir.
Kimler için ideal?
- Sessizlik ve huzur
- Deniz ile yürüyüşü bir arada yaşamak
- Romantik bir tatil planlayan çiftler.
- Büyük resortlar yerine butik otelleri tercih
Benim otel önerim;
NÓS Hotel & Villas - Fassolou Koyu’nun üzerinde yer alan NÓS, bence Sifnos’un en güzel otellerinden biri. Taş mimarisi, sade ve doğal dekorasyonu, denize bakan terasları ve özel havuzlu süitleriyle oldukça özel bir atmosfer sunuyor. Fiyatı yüksek olsa da özellikle balayı, yıldönümü ya da unutulmaz birkaç gün geçirmek isteyenler için kesinlikle değer. Üstelik otelden yürüyerek kısa sürede Fassolou Plajı’na ulaşabiliyorsunuz.
Ev kiralamayı tercih edenler için;
Elia Family House - Fassolou’nun hemen üzerinde yer alan geniş ve konforlu bir ev. Büyük terasları, deniz manzarası, ortak havuzu ve plaja sadece bir dakikalık yürüyüş mesafesiyle özellikle çocuklu aileler için harika bir seçenek. Günlük temizlik gibi otel hizmetlerini sunarken bir evin rahatlığını da yaşatıyor.
Vathi
En sakin ve huzurlu koylardan biri.
Sifnos’ta gerçekten dinlenmek isteyenlere önereceğim ilk yerlerden biri Vathi.
Korunaklı geniş bir koyun etrafına kurulmuş küçük bir sahil köyü olan Vathi’nin denizi neredeyse her zaman sakin. Sabah erken saatlerde su adeta bir göl gibi oluyor. Günler burada oldukça yavaş akıyor; denize giriyor, uzun öğle yemekleri yiyor ve gün batımını izliyorsunuz.
Kıyıda birkaç çok iyi taverna bulunuyor ve köyün neredeyse tamamını yürüyerek keşfedebiliyorsunuz. Akşam olduğunda ise ortam tamamen sessizleşiyor. Deniz kenarında yıldızların altında uzun bir akşam yemeği, Vathi’nin en güzel anlarından biri.
Tek dezavantajı ise adanın diğer bölgelerine göre daha izole olması. Arabanız varsa hiç sorun değil ama otobüsle gezecekseniz en pratik konum sayılmaz.
Kimler için ideal?
- Gerçek anlamda dinlenmek
- Sessiz deniz tatili hayal
- Balayı çiftleri.
- Kalabalıktan uzaklaşmak
- Ailece resort konforu
Benim otel önerilerim;
Elies Resorts - Vathi’nin en ikonik oteli. Plajın hemen arkasında zeytin ağaçları arasında kurulmuş geniş bir resort. Özel havuzlu villaları, tuzlu su havuzu, spa’sı ve plaja doğrudan erişimiyle birkaç gün boyunca otelden hiç çıkmadan tatil yapmak isteyenler için mükemmel. Özellikle aileler ve balayı çiftleri için adanın en güçlü seçeneklerinden biri.
Eutopia Suites - Daha küçük, butik ve tasarım odaklı bir alternatif. Koya yukarıdan bakan manzarası, şık havuzu ve denize bakan teraslarıyla oldukça romantik bir atmosfere sahip. Resort yerine daha sakin ve butik bir deneyim arayan çiftlere özellikle tavsiye ederim.
Ev kiralamayı tercih edenler için;
Blue White Villa - Geleneksel Sifnos mimarisini modern konforla birleştiren geniş bir villa. En büyük artısı ise geniş terası ve aileler için oldukça kullanışlı olması. Bebek yatağı gibi detaylar da düşünüldüğü için çocuklu aileler için rahat bir seçenek.
Nerede denize girilir ve yemek yenir?


Vathy
Adanın en uzun ve en keyifli plajlarından biri. İsterseniz beach club bölümünde şezlong kiralayabilir, isterseniz daha sakin taraflarda denize girebilirsiniz. Öğle yemeği için hiç düşünmeden Manolis’i seçin. Deniz kenarında uzun bir öğle yemeği için adadaki favorilerimden.
Faros
Korunaklı koyu ve sakin deniziyle gün boyu vakit geçirmek için çok keyifli. Öğle ya da akşam yemeği için denizin hemen kıyısındaki Pelicanos veya Alyelo mutlaka listenizde olsun. Daha klasik bir Yunan tavernası arıyorsanız hemen yanında To Limanaki da harika bir alternatif.
Fassolou
Faros’a çok yakın, sakin ve korunaklı bir koy. Sabah erken saatlerde denize girmek için çok güzel. Plajdaki taverna fena olmasa da, yemek için ben birkaç dakika uzaklıktaki Pelicanos veya To Limanaki’yi tercih ederim.
Vroulidia
Sifnos’un kuzeyindeki en bakir koylardan biri. Son bölümü dar ve stabilize bir yoldan geçiyor ama vardığınızda sizi cam gibi bir deniz karşılıyor. Günü burada geçirmek isterseniz, plaja indiğinizde soldaki taverna öğle yemeği için en iyi seçenek.
Chrisopigi & Apokofto
Chrisopigi Manastırı’nın hemen önündeki bu koy, Sifnos’un en kartpostallık noktalarından biri. Şezlong yerine havlunuzu serip denizin tadını çıkarabilirsiniz. Öğle yemeği için sahildeki Taverna Chrisopigi, manastıra karşı geleneksel Sifnos yemekleri sunuyor.
Platis Gialos
Uzun kumsalı ve berrak deniziyle adanın en popüler plajlarından biri. Gün batımına doğru Omega 3‘te oturup küçük tabaklar eşliğinde uzun bir akşam yemeği yapmak Sifnos’un olmazsa olmaz deneyimlerinden.
Seralia
Kastro’nun hemen altındaki küçük taş plaj. Sabah yüzmesi için çok keyifli. Öğle yemeği için birkaç masası bulunan Captain George’a uğrayabilirsiniz. Ama sadece 5 masa var ve erken kapanıyor. Akşam ise hemen yukarıdaki Cantina, adanın en özel gastronomi deneyimlerinden birini sunuyor.
Sifnos’ta Akşam Yemeği Önerilerim


Sifnos’ta akşam yemekleri de ada kadar karakterli. Bu listeyi hazırlarken farklı deneyimler sunan restoranları seçmeye çalıştım: NŌS ve Bostani zarif otel restoranları, Cantina başlı başına bir gastronomi deneyimi, Perivoli romantik bahçe atmosferiyle öne çıkıyor, Drakakis ise gerçek bir Apollonia akşamını yaşamak isteyenler için vazgeçilmez.



Sifnos’un gastronomi adası olarak anılması tesadüf değil. Modern Yunan mutfağının öncülerinden Nikolaos Tselementes’in doğduğu ada, köklü mutfak kültürünü bugün de yaşatmaya devam ediyor. Geleneksel tarifleri modern dokunuşlarla sunan şeflerden, deniz kenarındaki salaş tavernalara kadar her akşam bambaşka bir deneyim yaşayabilirsiniz.
NŌS Restaurant
Benim ilk tercihim. Şık ama gösterişten uzak atmosferi, gün batımı manzarası ve özenli servisiyle özel bir akşam için harika bir adres. Executive Chef Athinagoras Kostakos’un hazırladığı menüde Sifnos’un yerel ürünleri modern Akdeniz mutfağıyla buluşuyor. Otelde kalmasanız bile akşam yemeği için mutlaka rezervasyon yaptırın.
Cantina
Sifnos’un en özel gastronomi deneyimlerinden biri. Şef Manolis Samoilis, eski balıkçı kulübelerinin arasında, denize sıfır bu küçük restoranda sadece tadım menüsü sunuyor. Geleneksel Sifnos tariflerini modern tekniklerle yorumlarken kullandığı et, sebze ve otların büyük kısmını adadan temin ediyor. Aylar öncesinden rezervasyon gerektiren, adanın en çok konuşulan restoranlarından biri.
Bostani (Verina Astra)
Muhteşem manzarası kadar mutfağıyla da öne çıkan Bostani’de, şef Nikos Thomas mevsiminde toplanan yerel ürünler ve restoranın kendi bostanından gelen sebzelerle yaratıcı tabaklar hazırlıyor. En ünlü yemeği ise Sifnos’un simgesi olan revithada’nın ilik kemiği ve kerevitle yorumlanmış modern versiyonu.
Perivoli (Artemonas)
Artemonas’ın sakin sokakları arasında, yemyeşil bir bahçede yer alan Perivoli, romantik bir akşam için harika bir seçenek. Yerel ürünlerle hazırlanan modern Yunan mutfağı ve huzurlu atmosferiyle adanın en sevilen restoranlarından biri.
Drakakis (Apollonia)
Apollonia’nın kalbinde bulunan Drakakis, daha geleneksel ve hareketli bir akşam geçirmek isteyenler için ideal.
Lamarina (Faros)
Sifnos’un geleneksel yavaş pişirme kültürünü deneyimlemek isteyenler için en doğru adreslerden biri. Restoranın adı, revithada ve mastelo gibi yemeklerin pişirildiği geleneksel seramik tepsilerden geliyor.
Eskiden ada halkı bu tepsileri doldurup gece boyunca taş fırınların kalan ısısıyla pişmeleri için mahalle fırınlarına bırakırmış. Menüde gemista, pastitsio ve günlük ev yemekleri gibi klasik Yunan lezzetleri öne çıkıyor.
Trekking Yapmak İsteyenlere

Sifnos, sadece plajları ve mutfağıyla değil, 100 kilometreyi aşan işaretlenmiş yürüyüş parkurlarıyla da Kiklad Adaları’nın en iyi trekking destinasyonlarından biri. Eski eşek yolları, taş döşeli patikalar ve yüzyıllardır kullanılan bağlantı yolları bugün hâlâ korunuyor. Adanın hemen her köşesine yürüyerek ulaşmak mümkün.
Gitmeden önce mutlaka Sifnos Trails internet sitesine göz atmanızı öneririm. Parkurların haritaları, zorluk dereceleri, süreleri ve GPS bilgileri oldukça detaylı şekilde paylaşılmış. İster kısa bir sahil yürüyüşü, ister birkaç saat sürecek daha uzun rotalar arasından seçim yapabilirsiniz.
Benim en sevdiğim rota ise Faros’tan başlayıp Glyfo Beach, Apokofto Beach ve Chrysopigi Manastırı’na uzanan taş döşeli sahil patikası oldu.
Yaklaşık 30–45 dakika süren bu parkur oldukça kolay ve herkesin rahatlıkla yapabileceği bir yürüyüş. Yol boyunca deniz manzarası size eşlik ediyor. Dilerseniz Glyfo veya Apokofto Plajı’nda yüzme molası verebilir, ardından yürüyüşünüze devam edebilirsiniz. Özellikle gün batımına doğru yürümek ise bence bu rotayı daha da unutulmaz kılıyor.
Biraz daha uzun bir parkur arayanlar için Faros’tan başlayan işaretli patikalar Kastro ve Agios Andreas‘a kadar uzanıyor. Yol boyunca küçük şapeller, kuru taş duvarlar, zeytinlikler ve Ege’nin o eşsiz manzarası size eşlik ediyor.



Bu adadan ayrılırken yapılacaklar listem eksilmedi; aksine çoğaldı. Bir sonraki gelişimde yürümek istediğim patikalar, denize girmek istediğim koylar, uzun uzun oturmak istediğim Artemos’taki cafeler, kapısını tekrar çalmak istediğim seramik atölyeleri var. Sanırım bir yere dönme isteği uyandırıyorsa, orası sadece güzel bir tatil değil, gerçek bir keşif olmuştur.

Keyifli seyahatler dileriz...
Canan Çehreli
Samsara Curated Travels