Pagostas Mansion

Pagostas Mansion:
Patmos’ta Kalınacak En Karakterli Adreslerden Biri
Patmos’u gerçekten deneyimlemek istiyorsanız, kalmanız gereken yer Chora. Aziz Yuhanna Manastırı’nın etrafında yüzyıllar boyunca şekillenen bu Bizans yerleşimi, yüksek taş duvarlı konakları, gizli avluları ve zamana meydan okuyan atmosferiyle adanın ruhunu taşıyor.
Benim için ise Pagostas, dört yıldır her yaz eve döndüğüm yer. Yasemin kokusuyla başlayan sabahlar, Poppy’nin hazırladığı kahvaltılar, Chora’nın taş sokaklarında geçen günler ve Gregoris’in plaklarından yükselen müzik eşliğinde çatı terasında sona eren akşamlar… Patmos’u bu kadar sevmemin en önemli nedenlerinden biri belki de burası. Eğer adayı sadece görmek değil, onun ritmine karışmak istiyorsanız, Pagostas Mansion bunu yaşayabileceğiniz en özel adreslerden biri.



1597 yılında inşa edilen bu tarihi konak, adını ilk sahibi ve aynı zamanda mimarı olan Aziz Yuhanna Manastırı’nın Başrahibi Parthenios Pagostas’tan alıyor. Bugün hâlâ manastıra ait olan yapı, 2022 yılında büyük bir özenle restore edilerek yeniden hayata döndürülmüş. Moda danışmanı Maria Lemos ile eşi Gregoris Kambouroglou, mimar Ioannis Stavropoulos ve iç mimar Leda Athanasopoulou ile birlikte çalışarak konağı çağdaş bir otele dönüştürmek yerine, tarihine saygılı, sıcak ve zamansız bir eve dönüştürmüşler. Burada amaç gösterişli bir lüks yaratmak değil; sadelik içinde gerçek konforu yaşatmak olmuş.
Daha kapısından içeri adım attığınız anda sizi yasemin kokusu karşılıyor. Taş kemerlerle çevrili avluda beyaz badanalı duvarlara asılmış eski Çanakkale seramikleri, işlemeli örtüler, ahşap sandalyeler ve fonda usulca çalan bir müzik…






İçeri geçtiğinizde taş merdivenler sizi yalnızca üç misafir odasının bulunduğu üst kata çıkarıyor. Pencerelerden bir yanda Aziz Yuhanna Manastırı’nın heybetli silueti, diğer yanda Ege’nin sonsuz mavisi görünüyor. Antika mobilyalar, el dokuması tekstiller, Patmos taşından yapılmış banyolar, eski mermer lavabolar ve özel tasarım marangoz işleri, konağın tarihini bozmadan ona zarif bir karakter kazandırıyor.
Odalarda sizi bekleyen küçük ayrıntılar ise burayı unutulmaz kılıyor. Keten kaplı not defterleri, her gün buzdolabında bırakılan küçük ikramlar, Lyn Harris imzalı kokulu mumlar, yumuşacık plaj havluları… Bunların hiçbiri gösteriş için değil; kendinizi gerçekten bir dostun evinde kalıyormuş gibi hissetmeniz için düşünülmüş.



Pagostas’ta en sevdiğim anlardan biri sabah kahvaltıları. Adanın yerlisi Poppy’nin her sabah büyük bir özenle hazırladığı sofrada taze yumurtalar, keçi peynirleri, yoğurt, bal, ev yapımı reçeller ve her gün farklı seramik tabaklarda sunulan küçük sürprizler yer alıyor.
Kahvaltının en güzel yanı ise Poppy’nin Patmos’u anlatmaya başlaması. Adanın tarihinden komşularına, eski geleneklerden yaz boyunca yaşanan küçük hikâyelere kadar anlattıkları, rehber kitaplarda bulamayacağınız ayrıntılarla Patmos’u bambaşka gözlerle görmenizi sağlıyor.



Akşamüstleri saat yediye doğru Gregoris’in yıllar içinde özenle oluşturduğu plak koleksiyonundan yükselen opera aryaları ve klasik müzik odanıza kadar ulaşıyor. Bu sesler, terasta aperitivo saatinin başladığının habercisi. Yanında ise özenle hazırlanmış yerel peynirler, küçük atıştırmalıklar ve adanın en iyi Negroni’lerinden biri… Günün en sevdiğim ritüellerinden biri kesinlikle burası.



Yıllar içinde Pagostas bizim için sadece konakladığımız bir yer olmaktan çıktı. Her yaz burada dostlarımız için uzun sofralar kurduk. Avluda ya da terasta hazırlanan akşam yemeklerinde Poppy’nin yaptığı geleneksel Yunan yemekleri her zaman gecenin yıldızı oldu.
Pagostas’ın en güzel taraflarından biri de size kendinizi hiçbir zaman bir otel müşterisi gibi hissettirmemesi. Maria ve Gregoris’in zevki evin her köşesinde hissediliyor; ama bu zarafet hiçbir zaman gösterişli değil.
Pagostas’ın müdavimleri de evin ruhunu anlatıyor aslında. Moda tasarımcıları, mimarlar, sanatçılar, galericiler ve yazarlar yıllardır aynı eve geri dönüyor.
Belki de Pagostas’ın en büyük lüksü, adamın ritmine uyum sağlamanıza ve Patmos’u bir ziyaretçi gibi değil, ev sahibi gibi yaşamanıza izin vermesi.




Keyifli seyahatler dileriz...
Canan Çehreli
Samsara Curated Travels