Yunanistan’ın Yeni Yaratıcı Kaçamağı: MEIS ve CASA MEDITERRANEO

Yunanistan’ın yüzlerce adası var ama çok azı Kastellorizo (Meis) kadar küçük ve bir o kadar da karakter sahibi. Türkçede bildiğimiz adıyla Meis, Kaş kıyılarından yalnızca birkaç kilometre uzakta. Feribotla yarım saatten kısa süren bir yolculuk sonunda, Türkiye’ye bu kadar yakın olup da bambaşka bir dünyaya ulaşmış oluyorsunuz.

Antik çağlarda “en büyük” anlamına gelen Megisti adıyla anılan ada, bugün Dodekanes takımadalarının en küçük ve en sakin üyelerinden biri. Ancak boyutunun aksine tarihi son derece zengin. Limanın etrafında yürürken Osmanlılardan İtalyanlara, Fransızlardan İngilizlere kadar pek çok medeniyetin izleriyle karşılaşıyorsunuz. Kaleler, eski camiler, taş evler ve neoklasik konaklar adanın katmanlı geçmişini anlatıyor.

Bugün ise Meis, sessizlik arayan sanatçıların, tasarımcıların ve yaratıcı insanların buluştuğu bir kaçış noktası haline gelmiş durumda.

Hydra’nın daha sakin, daha keşfedilmemiş bir versiyonu gibi. Adada yalnızca birkaç yüz kişi yaşıyor. Tek bir taksi var. Neredeyse her yere yürüyerek ulaşabiliyorsunuz. Gece hayatı yok denecek kadar az; gün batımı sohbetleri, uzun akşam yemekleri ve deniz manzaralı teraslar burada eğlencenin yerini alıyor.

Meis’in Yeni Kültürel Yüzü

Meis’in son yıllarda yaratıcı çevrelerin ilgisini çekmesinin nedeni yalnızca doğal güzelliği değil.

Her ağustos ayında düzenlenen Beyond Borders Documentary Festival, dünyanın dört bir yanından belgesel sinemacıları, gazetecileri ve düşünürleri adada buluşturuyor. Küçük bir ada için şaşırtıcı ölçüde uluslararası bir profile sahip olan festival, yıllar içinde sadık bir takipçi kitlesi oluşturmuş.

Haziran sonunda gerçekleşen Near & Far Kastellorizo International Festival ise adanın kültürel hayatına yeni bir enerji katıyor. Bu yıl programda tarih konuşmaları, müzik performansları, çocuk koroları, açık hava konserleri, ses terapisi ve meditasyon atölyeleri yer alıcak. Sabahları gonglar ve ses banyoları eşliğinde başlayan günler, akşamları liman boyunca kurulan sahnelerde müzikle devam ediyor.

Sanat koleksiyoncusu Silvia Fiorucci’nin adadaki sanatçı rezidansları, tasarımcı Michael Anastassiades’in burada sürdürdüğü projeler ve giderek büyüyen yaratıcı topluluk da bu dönüşümün önemli parçaları.

Hydra uzun yıllardır sanat dünyasının gözdesi olabilir. Ancak Meis bugün daha samimi, daha ulaşılabilir ve hâlâ keşfedilmemiş hissini koruyan atmosferiyle Akdeniz’in yeni yaratıcı kaçamaklarından biri olmaya aday.

24 Saat Meis

Casa Mediterraneo’da Uyanmak

Meis’te kalmak için en sevdiğim adreslerden biri hiç şüphesiz Casa Mediterraneo.

Limanın hemen üzerinde, üç restore edilmiş neoklasik binadan oluşan bu küçük otel yalnızca altı süitten oluşuyor. Her odanın deniz manzarası var ve gün boyunca değişen Akdeniz ışığı odaların terracotta, zeytin yeşili ve sıcak toprak tonlarını farklı şekillerde ortaya çıkarıyor.

Sabahları bahçedeki pergolanın altında taze incir, keçi peyniri ve yerel ürünlerle hazırlanan kahvaltı servis ediliyor.

Casa Mediterraneo’nun arkasındaki isim ise Fransız mimar Marie Rivalant. Yaklaşık yirmi yıldır Meis’in dönüşümünde önemli rol oynayan Rivalant, önce Mediterraneo Hotel’i, ardından Casa Mediterraneo’yu açmış. Bugün adanın kültürel hayatına yaptığı katkılar sayesinde yalnızca bir otel sahibi değil, Meis’in hikâyesinin önemli karakterlerinden biri olarak görülüyor.

Yürüyüş sevenler için;

Limanın arkasından başlayan 401 taş basamaklı patika sizi adanın en etkileyici noktalarından biri olan Agios Georgios Manastırı’na çıkarıyor. Yol boyunca limanın ve renkli evlerin manzarası giderek güzelleşiyor.

Daha uzun bir rota arayanlar ise eski çoban yollarını takip ederek, adanın ikinci en yüksek noktasındaki Paleokastro’ya ulaşabilir. MÖ 4. yüzyıla uzanan bu antik yerleşimde eski sarnıçlar, kilise kalıntıları ve gün batımına bakan muhteşem manzaralar sizi bekliyor

Öğleden Önce: Liman Sokaklarında Kaybolmak

Kastellorizo’nun kalbi, yerel halkın “Kordoni” dediği ince uzun liman şeridi.

Bordo, sarı, pudra pembesi, gri ve açık mavi tonlarındaki neoklasik evler limanı bir film dekoru gibi gösteriyor. Zaten Oscar ödüllü Mediterraneo filminin bazı sahneleri de burada

Limanın arkasındaki dar sokaklara girdiğinizde çamaşırlar arasında sohbet eden komşular, begonvillerle kaplı avlular ve yıllardır değişmemiş gibi duran küçük evlerle karşılaşıyorsunuz.

Deniz için ise klasik Yunan adalarındaki gibi uzun kumsallar beklemeyin.

Meis’in cazibesi, turkuaz sulara doğrudan kayalıklardan veya iskelelerden girilen yüzme noktalarında saklı. Limanın ucundaki Faros çevresi yerel gençlerin denize atladığı en keyifli noktalardan biri. Casa Mediterraneo’nun hemen yanındaki Megisti Hotel’in platformu ise gün boyu yüzmek ve güneşlenmek için ideal.

Biraz daha keşif yapmak isterseniz limandan kalkan küçük teknelerle çevredeki koylara ulaşabilirsiniz. Agios Georgios adacığı, berrak denizi ve sakin atmosferiyle günü geçirmek için güzel bir seçenek. Benim favorilerimden biri ise beyaz kireçtaşı kayalıklarıyla çevrili Plakes.

Meis’in o meşhur cam gibi sularını en güzel hissedebileceğiniz yerlerden biri.

Mavi Mağara

Meis’in en etkileyici doğal güzelliği Blue Grotto.

Deniz sakinse küçük teknelerle ulaşılabilen mağaranın girişinden geçmek için neredeyse yere uzanmanız gerekiyor. İçeri girdiğinizde ise tamamen mavi ışıkla aydınlanan devasa bir kubbenin içinde yüzüyorsunuz.

Öğleden Sonra: Arkeoloji ve Folklor Müzesi & Saint George Manastırı

Tarih meraklıları için ada şaşırtıcı derecede zengin. Osmanlı döneminden kalma bir caminin içinde yer alan Arkeoloji ve Folklor Müzesi, adanın çok katmanlı geçmişini anlamak için mutlaka görülmeli. Burada 19. yüzyıldan II. Dünya Savaşı’na kadar uzanan fotoğraflar, günlük yaşam objeleri ve kostümler sergileniyor.

Casa Mediterraneo’dan kısa bir yürüyüşle ulaşılabilen Saint John Şövalyeleri Kalesi ise Meis’in adını aldığı kırmızı kayalıkların üzerinde yükseliyor. Yakınlarda bulunan ve MÖ 4. yüzyıla tarihlenen etkileyici Likya Kaya Mezarı, Anadolu ile adanın tarih boyunca ne kadar yakın ilişkiler içinde olduğunun en güzel kanıtlarından biri.

Limanın yukarısında yükselen Saint George of the Mountain Manastırı, adanın en güzel manzaralarından birine sahip.

Yaklaşık dört yüz basamaklık bir yürüyüş sonunda ulaşılan manastırın mozaikleri ve ikonaları oldukça etkileyici. Biraz daha yürümeye devam edenler Paleokastro’ya, yani adanın antik akropolüne ulaşıyor. Gün batımında buradan hem Meis’i hem de Kaş kıyılarını izlemek unutulmaz bir deneyim.

Akşamüstü: Altın Saat

Casa Mediterraneo’nun en güzel zamanı gün batımına yakın saatler. Güneşin limanın renkli evlerinin üzerine düşüşünü izlemek, adanın neden bu kadar sadık ziyaretçisi olduğunu anlatıyor.

Akşam Yemeği

Akşam için birkaç favori adres var.

Lazarakis, liman üzerindeki masaları ve taze balıklarıyla özellikle yat sahiplerinin uğrak noktası. Eğer yer bulabilirseniz iskele üzerindeki masalardan birini tercih edin.

Alexandra’s, taze deniz ürünleriyle adanın en iyi restoranlarından biri olarak kabul ediliyor.

Daha yerel ve samimi bir deneyim için ise Old Story, Old Time harika bir seçenek.

Meis’te Nereden Alışveriş Yapılır?

Meis büyük alışverişler yapılacak bir ada değil; ama tam da bu yüzden burada bulduğunuz şeyler daha özel hissettiriyor.

Marie’s Shop

Marie’s Shop, adanın en güzel adreslerinden biri. Marie Rivalant’ın Türkiye, Fas, Hindistan ve Yunanistan seyahatlerinden ilham alarak oluşturduğu seçkide tekstiller, seramikler, mücevherler, ev aksesuarları ve kıyafetler bulunuyor. Casa Mediterraneo’nun estetiğini seviyorsanız, bu dükkân da aynı ruhu taşıyor.

Boukla

Agora’nın arka sokaklarından birinde, pembe boyalı geleneksel bir Meis evinin içinde yer alan Boukla, adanın en keyifli keşiflerinden biri. Sahibi Dina, her sezon Yunan tasarımcılardan seçtiği hasır şapkalar, plaj çantaları, sandaletler ve resort giyim parçalarını getiriyor. Bir dükkândan çok, adadaki dost birinin evine uğramış hissi veriyor.

Deli Mediterraneo

Kahve içmek, küçük bir mola vermek veya akşam üzeri için birkaç şey almak isterseniz Deli Mediterraneo uğramaya değer. Küçük Yunan üreticilerden gelen şaraplar, yerel peynirler, zeytinler ve şarküteri ürünleri satılıyor.

Keyifli seyahatler dileriz...

Canan Çehreli
Samsara Curated Travels